Siber Atakların Amacı Siyasi

Symantec, Kritik Bilgi Altyapısı Koruma Araştırması’nın 2010 yılı sonuçlarını duyurdu. Araştırmaya göre,  kritik altyapı sağlayıcılarının %53’ü, ağlarda tespit ettikleri siber atakların siyasi-amaçlı saldırılar olduğunu belirtirken, katılımcılar geçtiğimiz 5 yıl içinde ortalama 10 kez bu tür siyasi-amaçlı saldırılarla karşılaştıklarını ve bu saldırıların işe etkisi yoluyla ortalama 850,000 dolar mali kayba uğradıklarını ifade ediyor.

 

En Çok Saldırılan Enerji ve İletişim

 Araştırmaya katılan farklı sektörlerdeki firmalardan bu tür saldırılara karşı en hazırlıklı olanların “enerji”, en az hazırlıklı olanların ise “iletişim” sektöründe yer aldığı ettiği bilgisi de raporda bulunuyor .

Araştırmaya katılan altyapı sağlayıcıları ise siber ağlarına yönelik bir saldırı gerçekleştiğinde ya da bu ağ yapılarında bir zarar oluştuğunda ulusal güvenliğin tehdit edileceği ya da ulusal ekonominin zarar göreceği çok önemli iş endüstrilerini temsil ediyorlar.    

 

 

 Son 5 yılda bu tür atakların mali boyutunu 850,000 dolar olarak belirtiyor.


Kurumların %53’ü, yaşadıkları atakların belirli bir siyasi amaçla ilintili olduğunu vurguluyor.  Bu kurumlar geçtiğimiz 5 yıl içinde söz konusu tür ataklara 10 kez maruz kaldıklarını belirtiyor.

Araştırmaya katılan kurumların %48’i bu tür saldırıların gelecek yıl da yaşanacağı, %80’i ise bu saldırıların sıklığının gün geçtikçe daha da artacağı yönündeki düşünceleri de raporda yer alıyor. 

 

Saldırılar Oldukça Etkin

 

Altyapı sağlayıcıların sadece 3’te 1’i, her tür saldırıya karşı kendilerini son derece hazırlıklı hissediyor.

Katılımcılar, idari yönetim tarafından alınan güvenlik eğitimini, tehditlere karşı farkındalık ve kavrama durumunu ve uç nokta güvenliği ölçümlerini, güvenlik yanıtlarını ve güvenlik denetimlerini önemli kalkanlar olarak görüp, etkin bir altyapı koruma sistemi için bu nosyonların önemini vurguluyorlar.

Son olarak, küçük şirketler kendilerini en hazırlıksız hisseden kurumların başında geliyor. 

Akıllı Telefonlar Koruma Altında

Junos Pulse Mobile Security Suite, tüm akıllı telefon ve işletim sistemlerinde çalışabiliyor. Anti virüs yazılımı, Antispam, güvenlik duvarı ve uygulamaları gözetleyen ve koruyan modüllerden oluşan bu güvenlik paketi, uzaktan yönetim sistemi sayesinde verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesini engelliyor .

Bu güvenlik paketinin diğer bir özelliği, çalışan cihaz’ın verilerini, uzaktan kontrol yönetimi ile silebilmesi. Junos Pulse Mobile Security Suite, SIM kartı çıkartıldığında uyarı maili atabiliyor. Buna ek olarak VPN ve SSL güvenliği kullanan kurumsal şirket çalışanları için, özel geliştirilmiş bir güvenlik modülü entegre edilmiş.

 

Bu yazılım ilk olarak kurumsal müşterilere sunulacak. Ardından da son kullanıcı (senenin sonunda) sunulacak.

 

Mobil Telefonlara Yapılan Saldırılar Rekor Düzeye Ulaştı

Juniper, bu uygulama ile birlikte Juniper Global Threat Center duyurusunu da yaptı. Ohio’da kurulan Juniper Global Threat Center, tüm dünyadaki cep telefonlarının tehditlerini inceleyen bir merkez konumunda.

Bu esasında oldukça önemli bir gelişme. Çünkü bu merkezden alınan araştırmalara göre, mobil telefonlara yapılan saldırılar geçen seneye göre % 250 arttı. Fortune listesinin ilk 15’inde yer alan bir şirkette yapılan araştırmalarda, kullanılan cep telefonlarının %5’inde (25 000) tehditler tespit edildi.

Durum böyle olunca güvenlik şirketleri pazarın büyüklüğünün farkında. Geçen sene Lookout, bir güvenlik servisi duyurdu, Cisco buna karşın Any Connect Secure Mobility uygulaması ile karşılık verdi. McAfee ve Symantec’de bu alanda ürünler geliştirdiler.  

Siber Suç Vakaların Duygusal Etkisi –

Norton tarafından yürütülen çalışmanın ilk aşamasında siber suçların kurbanlar üzerinde duygusal anlamda yarattığı etki üzerinde duruluyor.

Buradan hareketle, siber suç kurbanlarının bu tür bir vaka sonrası sergiledikleri en güçlü duygu %58’lik bir oranla öfke olurken, %51’lik bir oranla sıkkınlık ve %40 ile aldatılmışlık hissi olarak karşımıza çıkıyor ancak her durumda kurban konumunda olan kullanıcılar, saldırıya uğradıkları ve engel olamadıkları için kendilerini “suçlu” görüyorlar.

 

Siber suçlara karşı savaşmanın ve korunmanın en güzel yolu, güncel ve kapsamlı bir güvenlik yazılımı kullanmak.

 

Kullanıcıların sadece %3’ü herhangi bir siber suç aktivitesinin tuzağına düşmeyeceğini düşünüyor ve neredeyse %80’i ise siber suçluların adalet karşısına çıkmayacaklarına inanıyor.

Araştırma sonucunda ortaya çıkan ironik bir sonuç ise şu: mutsuzluk hissi baki olmasına rağmen siber suçlara karşı önlem almak konusunda ise tuhaf bir isteksizlik söz konusu.